Kürtajın Psikolojik Yönü Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Kürtaj, yalnızca fiziksel değil, aynı zamanda duygusal ve psikolojik etkileri olan bir süreçtir.İşlem sonrası kadınlarda üzüntü, suçluluk, boşluk hissi veya rahatlama gibi farklı duygusal tepkiler görülebilir.Bu tepkiler bireyin kişisel değerlerine, dini inançlarına, sosyal desteğine ve psikolojik dayanıklılığına bağlıdır.Uzun süren depresif belirtiler, anksiyete veya uyku bozuklukları gözlenirse, psikolojik destek alınması önerilir.Türkiye’de kürtaj sonrası psikolojik danışmanlık hizmetleri, birçok özel sağlık merkezinde ve bazı devlet kurumlarında verilmektedir.

Kürtajın Psikolojik Yönü Hakkında Bilmeniz Gerekenler Diğer İçerikler

Erkek bebek belirtileri olarak bilinen halk inanışları hamileliğin ilk aylarında ortaya çıkabilir. Ancak bu belirtilerin bilimsel bir dayanağı yoktur. Bebeğin cinsiyeti döllenme anında belirlenir ve kesin cinsiyet bilgisi ancak ultrason veya genetik testlerle öğrenilebilir.
Tanım: Dilatasyon ve Küretaj, rahim iç zarının (endometrium) tanı veya tedavi amacıyla kazınması işlemidir. Tıbbi literatürde “D...
Kadınların doğurganlığı yaşla birlikte azalır ve özellikle 35 yaşından sonra belirgin bir düşüş yaşanır. 40 yaşından sonra doğurganlık daha da azalır ve 45 yaşından sonra hamile kalma olasılığı oldukça düşük olur. Menopoz dönemi genellikle 45-55 yaşları arasında başlar ve bu dönemde yumurtlama sona erdiği için doğal yollarla hamile kalmak mümkün değildir. Ancak, ileri yaşlarda tüp bebek gibi yardımcı üreme teknikleriyle hamile kalma şansı artırılabilir.
Kadın doğum muayenesi sırasında doktor, genel sağlığınızı değerlendirmek için birkaç farklı kontrol yapar. Pelvik muayene, rahim, yumurtalıklar ve serviksin durumunu kontrol etmeye yarar. Bunun yanında, Pap smear testiyle rahim ağzı kanseri riski taranabilir. Ultrason muayenesi ile üreme organlarının durumu, yumurtalık kistleri veya miyomlar kontrol edilebilir. Ayrıca, adet döngüsü ve cinsel sağlık hakkında bilgi alınarak hormon testleri de yapılabilir.
Kadınların çocuğu olmamasına neden olabilecek birçok tıbbi durum vardır. Polikistik over sendromu (PCOS), endometriozis, fallop tüplerinin tıkanması, rahim anomalileri gibi durumlar hamile kalmayı zorlaştırabilir. Ayrıca, hormonal dengesizlikler, tiroit problemleri, erken menopoz ve yumurtalık rezervinin tükenmesi de çocuk sahibi olmayı engelleyebilir. Kronik hastalıklar ve bazı otoimmün hastalıklar da doğurganlığı etkileyebilir.
Yeni evliler için hamile kalmak amacıyla yapılabilecek en önemli adımlar arasında sağlıklı yaşam tarzı alışkanlıkları edinmek bulunur. Düzenli cinsel ilişki, sağlıklı ve dengeli beslenme, sigara ve alkolden uzak durmak, stresten kaçınmak ve düzenli egzersiz hamile kalmayı kolaylaştıran etkenlerdir. Ayrıca kadınlar için yumurtlama dönemi takip edilerek, doğru zamanda cinsel ilişkiye girmek hamilelik şansını artırır.
Bebeğin hareketliliği cinsiyete bağlı değildir. Hem kız hem de erkek bebekler anne karnında farklı zamanlarda ve farklı hızlarda hareket edebilir. Hareketlerin yoğunluğu ve sıklığı bebeğin sağlığı ile daha çok ilişkilidir, cinsiyetle değil.