Hamilelik sırasında sivilce çıkması, vücuttaki hormon seviyelerindeki değişikliklerden kaynaklanır. Hem kız hem de erkek bebek taşıyan kadınlar hamilelikte sivilce yaşayabilir. Bu durum bebeğin cinsiyetiyle ilgili değildir.
Özellikle de rahimde kalıntılar kalması durumunda kürtaj sonrası gebelik değerleri yükselmeye ve gebelik belirtileri ortaya çıkmaya devam etmektedir. Kürtaj sonrası hamilelik belirtileri devam eder mi?
Bakirelik kontrolü, jinekolog tarafından yapılan bir muayene ile kızlık zarının durumu incelenir. Jinekolojik muayene sırasında doktor, kızlık zarının yırtılıp yırtılmadığını ve yapısını değerlendirir. Ancak, kızlık zarının esnekliği veya doğal yapısal farklılıkları nedeniyle bu kontrol her zaman kesin sonuç vermeyebilir.
Bakirelik testi kişisel bir talep üzerine yapıldığında kayıtlara geçmeyebilir. Ancak yasal nedenlerle talep edilirse veya bir resmi kuruma rapor verilmesi gerekiyorsa, bu durum kayıt altına alınabilir.
1983 yılından bu yana geçerli olan yasaya göre hiçbir tıbbi gerekçe olmaksızın isteğe bağlı kürtaj (halk arasında yaygınca bebek aldırma, çocuk aldırma diye de adlandırılır) 10. gebelik haftasına kadar yapılabilir. Kaç haftaya kadar kürtaj yapılır?
Bebeğin kalp atışının erken duyulması ile cinsiyet arasında bir ilişki yoktur. Bebeğin kalp atışları genellikle 6. haftadan itibaren ultrasonda duyulabilir. Bazı inanışlara göre erkek bebeklerin kalp atış hızı daha düşük, kız bebeklerin ise daha yüksek olur denir, ancak bu da bilimsel bir dayanağı olmayan bir inanıştır.
Doğurganlığı olumsuz etkileyen birçok faktör vardır. Hormonal bozukluklar, düzensiz adet döngüsü, rahim ve yumurtalık problemleri, fallop tüplerinin tıkanıklığı, aşırı kilo veya aşırı zayıflık, sigara ve alkol kullanımı çocuk sahibi olmayı engelleyebilir. Ayrıca, stres, kötü beslenme, genetik faktörler ve cinsel yolla bulaşan hastalıklar da hamile kalmayı zorlaştırabilir.
Bazı hormonal bozukluklar hamileliği engelleyebilir. Özellikle, prolaktin hormonu yüksekliği yumurtlamayı baskılayabilir ve hamile kalmayı zorlaştırabilir. Tiroid hormonlarının dengesizliği, özellikle hipotiroidizm (tiroit bezinin az çalışması) hamilelik sürecini olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, progesteron hormonu eksikliği, rahim iç tabakasının embriyo için yeterince hazırlanmasını engelleyebilir.